DERGİ
odaklı
limak2
SÖYLEŞİ (İHA) - İhlas Haber Ajansı | Haber Girişi: 04.08.2020 - 13:40, Güncelleme: 04.08.2020 - 14:49

“Firmalarımızın Tek Sertifika İle Tüm Şehirlerde Rekabete Girmesi Sağlanmalı”

 

“Firmalarımızın Tek Sertifika İle Tüm Şehirlerde Rekabete Girmesi Sağlanmalı”

Boğaziçi Gaz Genel Müdürü Kültiğin Osman Biber, “Ülke genelinde tek sertifika uygulaması için şartname ve yönetmeliklerin tüm paydaşların katılımı ile hazırlanması ve uygulamaya konulması sektörde kaliteyi yükseltmek ve verimlilik için elzemdir.”dedi.
Boğaziçi Gaz Genel Müdürü Kültiğin Osman Biber ile Pandemi sürecinin sektöre etkilerini ve güncel gelişmeleri konuştuk. Küresel salgın sürecinde edinilen alışkanlıkların birçoğunun normal koşullarda da rasyonel olacağını belirten Biber, “Tasarım ve onay süreçleri tümü ile dijital ortamda ve istendiğinde evlerden çok rahat devam ettirilecektir.”dedi.   Kısaca kendinizden ve firmanızdan bahseder misiniz? İTÜ Makine Fakültesi 1985 mezunuyum. 1993 yılına kadar sırası ile Silkar(Türboson AŞ) ve Koç(BOS AŞ) Grupları’nda ürün ve pazar geliştirme mühendisi ve yöneticisi olarak çalıştım. 1993’ te İstanbul’ da doğalgazın kullanımını referans alarak kurulan Boğaziçi Gaz Ltd. Şirketi’ ne kurucu ve yönetici ortak olarak katıldım ve aynı şirketle ve aynı sorumlulukla bu güne kadar geldik. İstanbul ve Gebze bölgeleri ağırlıklı olmak üzere ülke çapında doğalgaz dönüşüm, doğalgaz ve endüstriyel mekanik tesisat tasarım ve uygulamaları gerçekleştirdik.   Doğalgaz sektörüne yönelik hizmetlerinizde bahseder misiniz? 90’ lı yıllarda daha çok konut doğalgaz dönüşüm taahhütleri üstlendik. 2000 sonrasında ise tümü ile endüstriyel ve büyük tüketimli doğalgaz tesisatları ile endüstriyel mekanik tesisat tasarım, uygulama, periyodik bakım-kontrol ve danışmanlık hizmetleri vermekteyiz.   Konut dönüşümleri sürecinde doğalgaz tasarım ve uygulama hassasiyeti ile yetinmedik, kat kaloriferinden merkezi kazan dairelerine kadar, ısıtma tesisatlarının da olabildiğince güncel olanaklara göre tasarlanmasına, iyileştirilmesine ve enerji verimliliğine önem verdik. Dış hava kompanzasyonlu otomatik kontrol uygulamalarını, oda termostatlarını 93 yılındaki ilk projelerimizde dahi özendirdik ve uyguladık.   Büyük tüketimli tesis, özellikle AVM-otel uygulamalarında, tesisatın bir taraftan eksiksiz fonksiyon sağlaması, şartnamelere uygun olması, diğer yandan dar mekanlarda yapı mimari bütünlüğü ile de uyum sağlaması istenmektedir. Bu nedenle üstlendiğimiz taahhütlerde tasarım estetiğine ve proje koordinasyonuna her zaman öncelik verdik.   Endüstriyel tesislerde ise, doğal olarak her projede farklı bir prosesle ve devamında farklı bir tasarım çözümü ile karşı karşıyasınız. Dökümhaneden haddehaneye, ısıl işlemden buhar üretimine,  doğalgazın ortam gazı olarak kullanılmasından oksijen ile kesmeye kadar hepsi birbirinden farklı işletme, hassas basınç ve debi ayarları gerektiren bu işlerde özellikle regülatör istasyonlarının tasarımı, cihaz seçimi ve yapımını kendi bünyemizde gerçekleştirdik. Üretimde olan tesislerde üretimi aksatmadan veya olabildiğince az kesinti ile uygulamanın yapılması ve devreye alımı için uygulama öncesi tasarım kadar planlamaya da önem verdik.   Yapı ihaleleri kapsamında, diğer disiplinlerde olduğu gibi doğalgaz tesisatlarının da ihale öncesi tasarım şartname ve çizimlerini içerecek ihale dosyalarının, ihale sürecinden bağımsız olarak hazırlanmasını, tüm ihale katılımcılarının eşit koşullarda ve aynı tasarım üzerinden ihaleye katılmalarını özendirdik ve birçok projede doğalgaz tesisat ihaleleri için bağımsız ihale dosyası hazırladık.   Son olarak ta 2019 yılı itibari ile de doğalgaz işkolunun önemli ihtiyaçlarından periyodik bakım ve kontrol hizmetlerini de programınıza alarak bir çok endüstriyel ve büyük tüketimli tesiste sözleşmeli olarak bu hizmetleri verdik ve kayıtlı hale getirdik.   Müşterilerinizin beklentilerine daha iyi cevap verebilmek için ne gibi çalışmalar sergiliyorsunuz? Gaz mühendisliği işkolu, eksiksiz teknik bilginin yanı sıra idari şartname ve yönetmeliklere de aynı önemde sahip olmayı ve bu bilgileri güncellemeyi gerektirmektedir. TSE ve EPDK’ nın genel standart ve yönetmeliklerine ek olarak, şehir dağıtım firmaları(İGDAŞ- PALGAZ-İZGAZvb) ile OSB’ lerin yayınladığı teknik ve idari şartnamelerin de takip edilmesi ve vakıf olunması için şirket içi eğitime,   Müşteri’ nin teknik, idari ve mimari-estetik talepleri için danışmanlıktan iş teslimine kadar tüm aşamalarda eksiksiz bilgi, çözüm ve üretimin sağlanmasına,   Tasarım ve sahadaki anahtar personelin(mühendis, tekniker, formen-kaynakçı vb) şirket bünyesinde olmasına, eğitimlerin yanı sıra sertifikalarının güncellenmesine,   Danışman olarak çağrıldığımız yapı projelerinde, mekanik ve elektrik tesisatı ile statik-mimari bilgilere vakıf olmaya, çözüm önerilerinin ve tasarımın yapı bütünlüğü esas alarak yapılmasına,   Tedarikçiden alt yükleniciye kadar tüm çözüm ortaklarımızın işbirliğimizi mutlu olarak sürdüreceklerinden emin karşılıklı fayda teminine, dikkat, önem ve öncelik veriyoruz.   Yaşanan pandemi sürecini sektör açısından değerlendirir misiniz? Yapı ve endüstriyel yatırımlara direkt bağlı bir işkoluyuz. Malum, bu süreçte yeni yapı(konut-otel-avm vb) ve endüstriyel tesis yatırımları yok denecek kadar azaldı. Devam eden projelerin, ki bizimde içinde olduğumuz birçoğunda ise iş durdurma ve yavaşlatma oldu. Bu nedenlerle sadece daha önceden yapılan sözleşmeler kapsamında iş durdurulmayan ve acilliği olan projelerde faaliyetler devam etti. Konut-bireysel kullanıcı tarafında da olası talepler ertelendi.   İGDAŞ’ ta, proje onay sayısının nisan ve mayıs ortalamalarından %75-80 mertebelerinde azalmış olması da bu durumu açıklıyor. Haziran ayı itibari ile, konut veya bireysel tarafta proje onay sayısında ve iş talebinde mevsim normalleri seviyesinde artışların olduğu gözlenmektedir. Endüstriyel ve büyük tüketimli tesis tarafında ise aynı oranları maalesef şimdilik telaffuz edemeyeceğiz.   Evlerden çalışma dijital ortamda iletişim, çözüm ve yönetim becerilerimizi geliştirmiş olmakla beraber, “bütün yollar Roma’ ya çıkar” söylemine uygun olarak bizde bütün işler şantiyelerde bitiyor. Bundan sonra, şantiyelerimizde daha yoğun iş güvenliği, hijyen kuralları ile ve belki de düşük verimlerle üretim yapıyor olacağız.   Pandemi süreci sonrası dijitalleşme konusu büyük önem kazandı. Sektör açısından dijitalleşme konusunda gelinen noktayı değerlendirir misiniz? Gaz sektöründe, İGDAŞ başta olmak üzere birçok gaz dağıtım şirketi, dijital ortamda proje onayını, konut  projeleri öncelikli olmak üzere ortalama 10  yıldır başlatmıştı. İGDAŞ geçen yıl sanayi projelerini de dijital ortamda onaylıyordu. İGDAŞ ve PALGAZ dışındaki şirketleri tam bilememle beraber dijitalleşme de pandemi öncesinden önemli mesafenin alındığını söyleyebiliriz.   Bizim gibi şirketler ise tüm proje gönderimleri, çizim, teklif vb, sürecin içerdiği tüm işlevleri ofislerimizden de olsa elektronik ortamda yürütüyorduk. E-imza uygulamasının yaygınlaştırılması ile birlikte sözleşmeler de tümü ile dijital ortama taşınmış olacaktır.   Pandemi sürecinde evler de çalışmanın gerektirdiği küçük düzenlemeler ile tüm süreçlere kolayca uyum sağlanmış oldu. Sonuç olarak; sektörümüzün dijitalleşmede, gerek otoriteler(İGDAŞ, PALGAZ vb) gerekse de uygulamacı firmalar tarafında ülke ortalamasının hayli üzerinde olduğu tereddütsüz söylenebilir.   Salgın sürecinde sektör için alınan önlem ve verilen destekleri yeterli buluyor musunuz? Sizce önümüzdeki dönem için yapılması gerekenler nelerdir? İGDAŞ bünyesinde tüm proje onaylarının dijital platformda yapılıyor olması, pandemi öncesinden pandemi için alınmış bir önlem gibiydi. Proje onay mühendisleri işlerini evlerinden de sorunsuz ve yeterli iletişim seviyesinde devam ettirebildiler. Proje onay talebi, her ne kadar nisan-mayıs aylarında %75-80 azaldı ise de normal yoğunlukta da bu yönden bir sıkıntı yaşanmayacağı kanaatindeyim.   Diğer gaz dağıtım şirketlerini bilememekle beraber sertifikalı olduğumuz İGDAŞ ve PALGAZ bölgesinde saha koordinasyonları(kontrol ve gaz açma) normal seyrinde ve tabii pandemi tedbirlerine uyarak devam edegelmektedir.   Alınan tedbirlerin, uygulamaların ve beraberinde edinilen alışkanlıkların bir çoğu artık normal koşullarda bile rasyonel olacaktır. Örneğin; tasarım ve onay süreçleri tümü ile dijital ortamda ve istendiğinde evlerden çok rahat devam ettirilecektir.   Gerek imalat aşamasında gerekse de otoriteleri de içeren saha koordinasyonlarında tüm tarafların pandemi tedbirlerine 2020 yılı boyunca uymaları elzem olacaktır. Bu durum tabii ki, öngörülmedik iş kaybı, personel izinleri, ek donanım veya iş güvenliği maliyetleri gibi birçok özveriyi göze almayı gerektirecektir. Alacağımız önlemlerin yeterliliği, işlerimizin sürekliliğini sağlayacağından özveriler de bir yerde karşılığını bulmuş olacaktır. Tabii gerekli kuralları 1. derecede proje yöneticilerinin ve otoritelerin(EPDK, İGDAŞ vb) kural koyucu sıfatı ile ve de tüm paydaşlarını sorumlu tutacak şekilde belirlemeleri-tanımlamaları, müeyyideleri ile birlikte yayınlamaları beklenmelidir.   Salgının önümüzdeki dönemde azalacağı düşünülüyor. 2020 yılının ikinci yarısında sektör için öngörüleriniz nelerdir? Mayıs’ın son haftası itibari ile bekleyen talepler kaynaklı bir teklif artışı görülmektedir. Bekletilen talepler sonrasında yeni yatırımların ve iş taleplerinin daha çok endüstriyel projelerde olacağını öngörüyorum. Özellikle OSB’ lerde, ekonomik istikrarı ve pandemi krizinin aşılmasını bekleyen hatta 2019 ortalarında durdurulmuş, bizim de teklif verdiğimiz, şahsen proje koordinasyonlarında görev aldığım yatırımlar bulunmaktadır.   Konut ve iş binası(avm-plaza vb) için yeni yatırımlar ancak stokların eritilmesi ve tamamlanmış projelerin satış ve tesliminden sonra beklenebilir.   Sektörde 27 yıllık deneyime sahip bir firma olarak sektörün dünden bugüne geldiği noktayı kısaca değerlendirir misiniz? Sektörün ülkemizdeki yaklaşık 30 yıllık geçmişinin bir taraftan tanığı bir taraftan da mensubu olduk, doğal olarak. Çalıştığımız bölgelerde; gerek iç tesisat-altyapı-servis hatları, gerekse de, şebeke bakım-kontrol hizmetleri henüz arzu edilen kalite ve yeterlilikte olmasa da geride başarılı bir sürecin kaldığını söyleyebilirim. İlk yıllarda, konutlarda ki kombi-şofben bacası kaynaklı can kayıplarını ayrı tutarsak gerek servis hatlarında gerekse de iç tesisat uygulamalarında can ve mal kaybına sebep olacak önemde büyük kazalar vb problemler yaşanmadı. Burada, EPDK başta olmak üzere otoritelerce kuralların konulması ve takibinin yanı sıra meslektaşlarımızın da bu kuralları benimseme ve uygulama hususunda gösterdikleri hassasiyeti teslim etmemiz gerekir.   Başta Makine Mühendisleri Odamız olmak üzere, Ugetam, Gazmer gibi kuruluşların, her kademede personel eğitim ve sertifikalandırma, ürün akreditasyonu alanlarındaki kurumlaşma ve bilgi birikimi de sektörün önemli yapı taşları-kazanımları olmuştur.   Sektörde önemli sayıda ve uluslararası düzlemede iş yapacak, proje yönetecek sertifikalı şirketler yetişmiştir.   Bu olumlu ve değerli gelişmelerin, birikimlerin ve kurumlaşmanın yanı sıra eleştirel manada da dört hususu burada vurgulamak istiyorum:   1.si; ulusal düzlemde geçerli ve aynı zamanda rekabet koşulları sağlayan bir sertifika yönetmeliği ve uygulama şartname maalesef oluşturulamamıştır.   2.si; iç tesisat alanında, 25-30 yıllık sürede, kapsamlı işler yüklenmiş, başarı ve müşteri memnuniyeti sağlamış ve halen sektörde olan sertifikalı firmaların edindikleri tecrübe, itibar ve donanımın maalesef yeterince değerlendirilemiyor olmasıdır. Sektöre yeni başlayan bir mühendis ve yeni kurulan bir firma ile yıllara yayılmış kayıtlı başarıları olan mühendis ve firmalar arasında yapılacak performansa bağlı sertifika sınıflandırması ile, liyakat sadece ödüllendirilmeyecek aynı zamanda ülke yararına değerlendirilmiş-kıymetlendirilmiş olacaktır. Böylece otorite sıfatı ile, EPDK başta olmak üzere gaz dağıtım şirketlerin yükü, maliyetleri azalmış, firmaların imalat ve iş teslim süreçlerindeki verimliliği artmış olacaktır. İGDAŞ’ ın halihazırdaki performans değerlendirme uygulaması bu anlamda önemli bir başlangıçtır ve dilerim ilerideki sertifika sınıflandırmasına bir eşik olur.   3. konu ise; gaz mühendisliğinin ülkemizdeki cazibe ve itibarıdır. Ağırlıklı ortalamaya bakılacak olur ise, şirket sahibi uzman olmuş mühendis meslektaşlarımız dışında bu kervana profesyonel katılan, başarıyı bu işkolunda arayan uzman mühendis sayımız talebin hayli altındadır. Büyük çoğunluk iş bulamadığı için bu sektördedir,  başka sektörlere ilgi duymaktadır ve sürekli  iş aramaktadır.   Kahvemizi pişirdiğimiz ocaktan, ısıl işlem fırınında ki ortam gazına kadar, tüm hayatımızın vazgeçilmezi olan ve bu vazgeçilmezi ancak uzmanlık seviyesinde idari - teknik bilgi ve sorumluluk ile kullanıcıyla buluşturan bir meslek sınıfının öncelikle cazip hale getirilmesi devamında işkolumuzu seçen meslektaşlarımızın da gerçek bir uzman mühendis sıfatı ile sorumluluklarını ifa etmeleri, “imzacı mühendis” vb burada üzülerek telaffuz ettiğimiz yakıştırmalarla anılmamaları gerekir. Bu eğilimleri, yasaklarla, cezai yaptırımlarla önlemektense, ki çare olmuyor, Makine Mühendisler Odası, sertifikalı firmalar, üniversiteler düzleminde, mesleğe aday mühendislerimizin sorumluluk bilincini ve meslek etiğini önceleyen bir sürecin başlatılmasıdır.   Ayrıca, genç meslektaşlarımızın dijital platformun sağladığı kolaylıklar ile yetinmeleri, maalesef mühendisçe düşünme-algılama, hesap – tasarım ve devamında da çözüm bulma kabiliyetlerini geliştirmediği gibi körleştirmektedir.   4. konumuz ise bu denli geçmişi olan birikim sahibi sertifikalı firmalar olarak kent ve ülke düzleminde etkili örneğin DOSİDER gibi bir mesleki sivil toplum örgütüne sahip olamamamızdır. Sınırlı sayıda meslektaşımızın özverisi ile yapılan girişimlerden ise maalesef kapsayıcı, en azından kendi aramızda kural koyucu bir netice alınamamıştır.   Son Olarak eklemek istedikleriniz… Öncelikle, işkolumuza değerli katkıları ve beraberinde sağladığınız bu dertleşme ortamı için Yayın Grubunuz’ a, Gastechnics Dergimiz’ e ve Size teşekkür ederim.   Gaz mühendisliği, makine mühendisliğinde çok önemli, sorumluluk ve uzmanlık seviyesi yüksek bir alt disiplindir. Bu anlayışla ve hedefle yetiştirelim, yetişelim, istihdam edelim, istihdam olalım.   Tüm gaz dağıtım firmalarında ve şehirlerimizde tek şartname uygulanmalı, firmalarımızın tek sertifika ile tüm şehirlerde rekabete girmesi sağlanmalıdır. İç tesisat firmalarında sertifika sınıflandırması ve ülke düzeyinde tek sertifika uygulaması için şartname ve yönetmeliklerin tüm paydaşların katılımı ile hazırlanması ve uygulamaya konulması sektörde kaliteyi yükseltmek ve verimlilik için elzemdir.   Doğalgaz uygulama ihalelerine iştirak etmeden önce mekanik, elektrik vb disiplinlerde olduğu gibi iştirakçilerden bağımsız bir ihale dosyası talep etmemiz öncelikle işkolumuza saygının, devamında da verimli ve gerçek manada rekabetçi bir ihale sürecinin gereğidir.   Sertifikalı firma sahibi meslektaşlar olarak, ulusal düzeyde mesleki bir sivil toplum örgütünün kurulması için gerekli özveri ve çabayı ortaya koyabilmeliyiz.  
Boğaziçi Gaz Genel Müdürü Kültiğin Osman Biber, “Ülke genelinde tek sertifika uygulaması için şartname ve yönetmeliklerin tüm paydaşların katılımı ile hazırlanması ve uygulamaya konulması sektörde kaliteyi yükseltmek ve verimlilik için elzemdir.”dedi.

Boğaziçi Gaz Genel Müdürü Kültiğin Osman Biber ile Pandemi sürecinin sektöre etkilerini ve güncel gelişmeleri konuştuk. Küresel salgın sürecinde edinilen alışkanlıkların birçoğunun normal koşullarda da rasyonel olacağını belirten Biber, “Tasarım ve onay süreçleri tümü ile dijital ortamda ve istendiğinde evlerden çok rahat devam ettirilecektir.”dedi.

 

Kısaca kendinizden ve firmanızdan bahseder misiniz?

İTÜ Makine Fakültesi 1985 mezunuyum. 1993 yılına kadar sırası ile Silkar(Türboson AŞ) ve Koç(BOS AŞ) Grupları’nda ürün ve pazar geliştirme mühendisi ve yöneticisi olarak çalıştım. 1993’ te İstanbul’ da doğalgazın kullanımını referans alarak kurulan Boğaziçi Gaz Ltd. Şirketi’ ne kurucu ve yönetici ortak olarak katıldım ve aynı şirketle ve aynı sorumlulukla bu güne kadar geldik. İstanbul ve Gebze bölgeleri ağırlıklı olmak üzere ülke çapında doğalgaz dönüşüm, doğalgaz ve endüstriyel mekanik tesisat tasarım ve uygulamaları gerçekleştirdik.

 

Doğalgaz sektörüne yönelik hizmetlerinizde bahseder misiniz?

90’ lı yıllarda daha çok konut doğalgaz dönüşüm taahhütleri üstlendik. 2000 sonrasında ise tümü ile endüstriyel ve büyük tüketimli doğalgaz tesisatları ile endüstriyel mekanik tesisat tasarım, uygulama, periyodik bakım-kontrol ve danışmanlık hizmetleri vermekteyiz.

 

Konut dönüşümleri sürecinde doğalgaz tasarım ve uygulama hassasiyeti ile yetinmedik, kat kaloriferinden merkezi kazan dairelerine kadar, ısıtma tesisatlarının da olabildiğince güncel olanaklara göre tasarlanmasına, iyileştirilmesine ve enerji verimliliğine önem verdik. Dış hava kompanzasyonlu otomatik kontrol uygulamalarını, oda termostatlarını 93 yılındaki ilk projelerimizde dahi özendirdik ve uyguladık.

 

Büyük tüketimli tesis, özellikle AVM-otel uygulamalarında, tesisatın bir taraftan eksiksiz fonksiyon sağlaması, şartnamelere uygun olması, diğer yandan dar mekanlarda yapı mimari bütünlüğü ile de uyum sağlaması istenmektedir. Bu nedenle üstlendiğimiz taahhütlerde tasarım estetiğine ve proje koordinasyonuna her zaman öncelik verdik.

 

Endüstriyel tesislerde ise, doğal olarak her projede farklı bir prosesle ve devamında farklı bir tasarım çözümü ile karşı karşıyasınız. Dökümhaneden haddehaneye, ısıl işlemden buhar üretimine,  doğalgazın ortam gazı olarak kullanılmasından oksijen ile kesmeye kadar hepsi birbirinden farklı işletme, hassas basınç ve debi ayarları gerektiren bu işlerde özellikle regülatör istasyonlarının tasarımı, cihaz seçimi ve yapımını kendi bünyemizde gerçekleştirdik. Üretimde olan tesislerde üretimi aksatmadan veya olabildiğince az kesinti ile uygulamanın yapılması ve devreye alımı için uygulama öncesi tasarım kadar planlamaya da önem verdik.

 

Yapı ihaleleri kapsamında, diğer disiplinlerde olduğu gibi doğalgaz tesisatlarının da ihale öncesi tasarım şartname ve çizimlerini içerecek ihale dosyalarının, ihale sürecinden bağımsız olarak hazırlanmasını, tüm ihale katılımcılarının eşit koşullarda ve aynı tasarım üzerinden ihaleye katılmalarını özendirdik ve birçok projede doğalgaz tesisat ihaleleri için bağımsız ihale dosyası hazırladık.

 

Son olarak ta 2019 yılı itibari ile de doğalgaz işkolunun önemli ihtiyaçlarından periyodik bakım ve kontrol hizmetlerini de programınıza alarak bir çok endüstriyel ve büyük tüketimli tesiste sözleşmeli olarak bu hizmetleri verdik ve kayıtlı hale getirdik.

 

Müşterilerinizin beklentilerine daha iyi cevap verebilmek için ne gibi çalışmalar sergiliyorsunuz?

Gaz mühendisliği işkolu, eksiksiz teknik bilginin yanı sıra idari şartname ve yönetmeliklere de aynı önemde sahip olmayı ve bu bilgileri güncellemeyi gerektirmektedir. TSE ve EPDK’ nın genel standart ve yönetmeliklerine ek olarak, şehir dağıtım firmaları(İGDAŞ- PALGAZ-İZGAZvb) ile OSB’ lerin yayınladığı teknik ve idari şartnamelerin de takip edilmesi ve vakıf olunması için şirket içi eğitime,

 

Müşteri’ nin teknik, idari ve mimari-estetik talepleri için danışmanlıktan iş teslimine kadar tüm aşamalarda eksiksiz bilgi, çözüm ve üretimin sağlanmasına,

 

Tasarım ve sahadaki anahtar personelin(mühendis, tekniker, formen-kaynakçı vb) şirket bünyesinde olmasına, eğitimlerin yanı sıra sertifikalarının güncellenmesine,

 

Danışman olarak çağrıldığımız yapı projelerinde, mekanik ve elektrik tesisatı ile statik-mimari bilgilere vakıf olmaya, çözüm önerilerinin ve tasarımın yapı bütünlüğü esas alarak yapılmasına,

 

Tedarikçiden alt yükleniciye kadar tüm çözüm ortaklarımızın işbirliğimizi mutlu olarak sürdüreceklerinden emin karşılıklı fayda teminine, dikkat, önem ve öncelik veriyoruz.

 

Yaşanan pandemi sürecini sektör açısından değerlendirir misiniz?

Yapı ve endüstriyel yatırımlara direkt bağlı bir işkoluyuz. Malum, bu süreçte yeni yapı(konut-otel-avm vb) ve endüstriyel tesis yatırımları yok denecek kadar azaldı. Devam eden projelerin, ki bizimde içinde olduğumuz birçoğunda ise iş durdurma ve yavaşlatma oldu. Bu nedenlerle sadece daha önceden yapılan sözleşmeler kapsamında iş durdurulmayan ve acilliği olan projelerde faaliyetler devam etti. Konut-bireysel kullanıcı tarafında da olası talepler ertelendi.

 

İGDAŞ’ ta, proje onay sayısının nisan ve mayıs ortalamalarından %75-80 mertebelerinde azalmış olması da bu durumu açıklıyor. Haziran ayı itibari ile, konut veya bireysel tarafta proje onay sayısında ve iş talebinde mevsim normalleri seviyesinde artışların olduğu gözlenmektedir. Endüstriyel ve büyük tüketimli tesis tarafında ise aynı oranları maalesef şimdilik telaffuz edemeyeceğiz.

 

Evlerden çalışma dijital ortamda iletişim, çözüm ve yönetim becerilerimizi geliştirmiş olmakla beraber, “bütün yollar Roma’ ya çıkar” söylemine uygun olarak bizde bütün işler şantiyelerde bitiyor. Bundan sonra, şantiyelerimizde daha yoğun iş güvenliği, hijyen kuralları ile ve belki de düşük verimlerle üretim yapıyor olacağız.

 

Pandemi süreci sonrası dijitalleşme konusu büyük önem kazandı. Sektör açısından dijitalleşme konusunda gelinen noktayı değerlendirir misiniz?

Gaz sektöründe, İGDAŞ başta olmak üzere birçok gaz dağıtım şirketi, dijital ortamda proje onayını, konut  projeleri öncelikli olmak üzere ortalama 10  yıldır başlatmıştı. İGDAŞ geçen yıl sanayi projelerini de dijital ortamda onaylıyordu. İGDAŞ ve PALGAZ dışındaki şirketleri tam bilememle beraber dijitalleşme de pandemi öncesinden önemli mesafenin alındığını söyleyebiliriz.

 

Bizim gibi şirketler ise tüm proje gönderimleri, çizim, teklif vb, sürecin içerdiği tüm işlevleri ofislerimizden de olsa elektronik ortamda yürütüyorduk. E-imza uygulamasının yaygınlaştırılması ile birlikte sözleşmeler de tümü ile dijital ortama taşınmış olacaktır.

 

Pandemi sürecinde evler de çalışmanın gerektirdiği küçük düzenlemeler ile tüm süreçlere kolayca uyum sağlanmış oldu. Sonuç olarak; sektörümüzün dijitalleşmede, gerek otoriteler(İGDAŞ, PALGAZ vb) gerekse de uygulamacı firmalar tarafında ülke ortalamasının hayli üzerinde olduğu tereddütsüz söylenebilir.

 

Salgın sürecinde sektör için alınan önlem ve verilen destekleri yeterli buluyor musunuz? Sizce önümüzdeki dönem için yapılması gerekenler nelerdir?

İGDAŞ bünyesinde tüm proje onaylarının dijital platformda yapılıyor olması, pandemi öncesinden pandemi için alınmış bir önlem gibiydi. Proje onay mühendisleri işlerini evlerinden de sorunsuz ve yeterli iletişim seviyesinde devam ettirebildiler. Proje onay talebi, her ne kadar nisan-mayıs aylarında %75-80 azaldı ise de normal yoğunlukta da bu yönden bir sıkıntı yaşanmayacağı kanaatindeyim.

 

Diğer gaz dağıtım şirketlerini bilememekle beraber sertifikalı olduğumuz İGDAŞ ve PALGAZ bölgesinde saha koordinasyonları(kontrol ve gaz açma) normal seyrinde ve tabii pandemi tedbirlerine uyarak devam edegelmektedir.

 

Alınan tedbirlerin, uygulamaların ve beraberinde edinilen alışkanlıkların bir çoğu artık normal koşullarda bile rasyonel olacaktır. Örneğin; tasarım ve onay süreçleri tümü ile dijital ortamda ve istendiğinde evlerden çok rahat devam ettirilecektir.

 

Gerek imalat aşamasında gerekse de otoriteleri de içeren saha koordinasyonlarında tüm tarafların pandemi tedbirlerine 2020 yılı boyunca uymaları elzem olacaktır. Bu durum tabii ki, öngörülmedik iş kaybı, personel izinleri, ek donanım veya iş güvenliği maliyetleri gibi birçok özveriyi göze almayı gerektirecektir. Alacağımız önlemlerin yeterliliği, işlerimizin sürekliliğini sağlayacağından özveriler de bir yerde karşılığını bulmuş olacaktır. Tabii gerekli kuralları 1. derecede proje yöneticilerinin ve otoritelerin(EPDK, İGDAŞ vb) kural koyucu sıfatı ile ve de tüm paydaşlarını sorumlu tutacak şekilde belirlemeleri-tanımlamaları, müeyyideleri ile birlikte yayınlamaları beklenmelidir.

 

Salgının önümüzdeki dönemde azalacağı düşünülüyor. 2020 yılının ikinci yarısında sektör için öngörüleriniz nelerdir?

Mayıs’ın son haftası itibari ile bekleyen talepler kaynaklı bir teklif artışı görülmektedir. Bekletilen talepler sonrasında yeni yatırımların ve iş taleplerinin daha çok endüstriyel projelerde olacağını öngörüyorum. Özellikle OSB’ lerde, ekonomik istikrarı ve pandemi krizinin aşılmasını bekleyen hatta 2019 ortalarında durdurulmuş, bizim de teklif verdiğimiz, şahsen proje koordinasyonlarında görev aldığım yatırımlar bulunmaktadır.

 

Konut ve iş binası(avm-plaza vb) için yeni yatırımlar ancak stokların eritilmesi ve tamamlanmış projelerin satış ve tesliminden sonra beklenebilir.

 

Sektörde 27 yıllık deneyime sahip bir firma olarak sektörün dünden bugüne geldiği noktayı kısaca değerlendirir misiniz?

Sektörün ülkemizdeki yaklaşık 30 yıllık geçmişinin bir taraftan tanığı bir taraftan da mensubu olduk, doğal olarak. Çalıştığımız bölgelerde; gerek iç tesisat-altyapı-servis hatları, gerekse de, şebeke bakım-kontrol hizmetleri henüz arzu edilen kalite ve yeterlilikte olmasa da geride başarılı bir sürecin kaldığını söyleyebilirim. İlk yıllarda, konutlarda ki kombi-şofben bacası kaynaklı can kayıplarını ayrı tutarsak gerek servis hatlarında gerekse de iç tesisat uygulamalarında can ve mal kaybına sebep olacak önemde büyük kazalar vb problemler yaşanmadı. Burada, EPDK başta olmak üzere otoritelerce kuralların konulması ve takibinin yanı sıra meslektaşlarımızın da bu kuralları benimseme ve uygulama hususunda gösterdikleri hassasiyeti teslim etmemiz gerekir.

 

Başta Makine Mühendisleri Odamız olmak üzere, Ugetam, Gazmer gibi kuruluşların, her kademede personel eğitim ve sertifikalandırma, ürün akreditasyonu alanlarındaki kurumlaşma ve bilgi birikimi de sektörün önemli yapı taşları-kazanımları olmuştur.

 

Sektörde önemli sayıda ve uluslararası düzlemede iş yapacak, proje yönetecek sertifikalı şirketler yetişmiştir.

 

Bu olumlu ve değerli gelişmelerin, birikimlerin ve kurumlaşmanın yanı sıra eleştirel manada da dört hususu burada vurgulamak istiyorum:

 

1.si; ulusal düzlemde geçerli ve aynı zamanda rekabet koşulları sağlayan bir sertifika yönetmeliği ve uygulama şartname maalesef oluşturulamamıştır.

 

2.si; iç tesisat alanında, 25-30 yıllık sürede, kapsamlı işler yüklenmiş, başarı ve müşteri memnuniyeti sağlamış ve halen sektörde olan sertifikalı firmaların edindikleri tecrübe, itibar ve donanımın maalesef yeterince değerlendirilemiyor olmasıdır. Sektöre yeni başlayan bir mühendis ve yeni kurulan bir firma ile yıllara yayılmış kayıtlı başarıları olan mühendis ve firmalar arasında yapılacak performansa bağlı sertifika sınıflandırması ile, liyakat sadece ödüllendirilmeyecek aynı zamanda ülke yararına değerlendirilmiş-kıymetlendirilmiş olacaktır. Böylece otorite sıfatı ile, EPDK başta olmak üzere gaz dağıtım şirketlerin yükü, maliyetleri azalmış, firmaların imalat ve iş teslim süreçlerindeki verimliliği artmış olacaktır. İGDAŞ’ ın halihazırdaki performans değerlendirme uygulaması bu anlamda önemli bir başlangıçtır ve dilerim ilerideki sertifika sınıflandırmasına bir eşik olur.

 

3. konu ise; gaz mühendisliğinin ülkemizdeki cazibe ve itibarıdır. Ağırlıklı ortalamaya bakılacak olur ise, şirket sahibi uzman olmuş mühendis meslektaşlarımız dışında bu kervana profesyonel katılan, başarıyı bu işkolunda arayan uzman mühendis sayımız talebin hayli altındadır. Büyük çoğunluk iş bulamadığı için bu sektördedir,  başka sektörlere ilgi duymaktadır ve sürekli  iş aramaktadır.

 

Kahvemizi pişirdiğimiz ocaktan, ısıl işlem fırınında ki ortam gazına kadar, tüm hayatımızın vazgeçilmezi olan ve bu vazgeçilmezi ancak uzmanlık seviyesinde idari - teknik bilgi ve sorumluluk ile kullanıcıyla buluşturan bir meslek sınıfının öncelikle cazip hale getirilmesi devamında işkolumuzu seçen meslektaşlarımızın da gerçek bir uzman mühendis sıfatı ile sorumluluklarını ifa etmeleri, “imzacı mühendis” vb burada üzülerek telaffuz ettiğimiz yakıştırmalarla anılmamaları gerekir. Bu eğilimleri, yasaklarla, cezai yaptırımlarla önlemektense, ki çare olmuyor, Makine Mühendisler Odası, sertifikalı firmalar, üniversiteler düzleminde, mesleğe aday mühendislerimizin sorumluluk bilincini ve meslek etiğini önceleyen bir sürecin başlatılmasıdır.

 

Ayrıca, genç meslektaşlarımızın dijital platformun sağladığı kolaylıklar ile yetinmeleri, maalesef mühendisçe düşünme-algılama, hesap – tasarım ve devamında da çözüm bulma kabiliyetlerini geliştirmediği gibi körleştirmektedir.

 

4. konumuz ise bu denli geçmişi olan birikim sahibi sertifikalı firmalar olarak kent ve ülke düzleminde etkili örneğin DOSİDER gibi bir mesleki sivil toplum örgütüne sahip olamamamızdır. Sınırlı sayıda meslektaşımızın özverisi ile yapılan girişimlerden ise maalesef kapsayıcı, en azından kendi aramızda kural koyucu bir netice alınamamıştır.

 

Son Olarak eklemek istedikleriniz…

Öncelikle, işkolumuza değerli katkıları ve beraberinde sağladığınız bu dertleşme ortamı için Yayın Grubunuz’ a, Gastechnics Dergimiz’ e ve Size teşekkür ederim.

 

Gaz mühendisliği, makine mühendisliğinde çok önemli, sorumluluk ve uzmanlık seviyesi yüksek bir alt disiplindir. Bu anlayışla ve hedefle yetiştirelim, yetişelim, istihdam edelim, istihdam olalım.

 

Tüm gaz dağıtım firmalarında ve şehirlerimizde tek şartname uygulanmalı, firmalarımızın tek sertifika ile tüm şehirlerde rekabete girmesi sağlanmalıdır. İç tesisat firmalarında sertifika sınıflandırması ve ülke düzeyinde tek sertifika uygulaması için şartname ve yönetmeliklerin tüm paydaşların katılımı ile hazırlanması ve uygulamaya konulması sektörde kaliteyi yükseltmek ve verimlilik için elzemdir.

 

Doğalgaz uygulama ihalelerine iştirak etmeden önce mekanik, elektrik vb disiplinlerde olduğu gibi iştirakçilerden bağımsız bir ihale dosyası talep etmemiz öncelikle işkolumuza saygının, devamında da verimli ve gerçek manada rekabetçi bir ihale sürecinin gereğidir.

 

Sertifikalı firma sahibi meslektaşlar olarak, ulusal düzeyde mesleki bir sivil toplum örgütünün kurulması için gerekli özveri ve çabayı ortaya koyabilmeliyiz.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve gazeteenerji.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.