Bugun...


Sıddık TUNÇTAN

facebook-paylas
Enerji Sektöründe Tedarikçi Şirketlerin Yeri ve Önemi
Tarih: 25-05-2019 20:47:00 Güncelleme: 25-05-2019 20:47:00


 Lisans sahibi firmalar, elbette, çok büyük yatırımlar yaparak sektörde lokomotif görevini yapmaktadır. Bu firmalar ve kurumlar yaptıkları büyük yatırımların geri dönüşünü karlı bir şekilde beklemeleri en temel haklarıdır. Kaliteli, hızlı ve güvenli arz için mutlaka lisans sahibi kurum, kuruluş ve şirketlerin kazanması gerekir. Genel itibari ile sektöre bakıldığında, yapılan düzenlemelerde lisans sahibi şirketler ve nihai müşteri beklentileri ve menfaatleri irdelenmekte ve dikkate alınmaktadır.

Fakat unutulmamalıdır ki bu sektörün üçüncü sac ayağı, yani tedarikçi firmaların da yaşaması, ayakta durması, hatta ürün ve teknoloji üretecek seviyelere ulaşması gerekir. Gelişmiş ülkelerde bu tedarikçi firmalar sektör ve devlet imkânları ile desteklenmektedirler. Bu destekler ile yeni teknolojiler üretilmekte, üretilen her teknoloji sektöre büyük katkı sağlamakta ve aynı zamanda gelişmekte olan ülkelere ihraç edilmektedir. Ülkemiz mutlaka üretmelidir ve teknoloji üretmelidir. Merdiven altı çakma/ kopyalama yöntemi ile değil, gelişmiş ülkeler ile ortak ve paydaş olarak ve Türkiye üretim üssü yapılarak olmalıdır.  Afrika Kıtası, Karadeniz ve Hazar bölgesi, Ortadoğu ve Orta Asya düşünülerek üretimler yapılmalıdır. Bu anlamda tedarik firmaları yönlendirilmeli ve desteklenmelidir. Ar-Ge kültürü oturmuş ve olaylara mantıklı yaklaşımı benimsemiş, gelişmiş ülke üreticilerine güven verdiğinizde ortaklıklar elbette mümkün olabilir. Gelişmiş ülkelerin şirketlerinin bu tür toplumlara bakışı, maalesef bize yakışmayan, bazı şirketlerin etik olmayan hareketleri nedeniyledir. Ağır sanayi ve üretim ekonomisinin önemini anlatan ve bunu siyasi bir slogana dönüştüren aynı zamanda çok iyi bir mühendis olan bir müstesna siyasi şahsiyetin birinci sloganı da "Önce ahlak ve Maneviyat" olduğu unutulmamalıdır. Evet, her sahada olduğu gibi bizim enerji sektörümüzde de üretimden önce etik değerler, emeğe saygı, bilgiye hürmet, herkes kazanmalı ilkesi, hep beraber kalkınma, sürekli inovasyon ve üretme felsefesinin yerleşmesi gerekir. Bu konuda ticaret odaları, meslek kuruluşları, mesleki örgütlenmeler, mesleki sosyal yapılar yönlendirici olmalıdır. Aidat toplama vezneleri, siyasi çekişme merkezleri olmaktan çıkarak gerçek hedeflere yönelmeliler. Üretmek elzemdir, ancak üretmek bir kültürdür, bu kültür eğitimle gelecek nesillere verilmelidir. Saha işi olan enerji sektöründe her mektepli alaya katılarak yükselmeli ve idareciler sahadan yukarıya çıkmalıdır ancak hiç bir zaman kopmamalıdır.  “Sınıflarda mühendislik eğitimi verilebilir, ancak sahada mühendis olunur” gerçeğini kavramamız gerekir. Elbette devlet bürokrasisinin yapısının ve mevzuatlarının üretim ekonomisine yönelik yeniden dizayn edilmesi mecburidir. Liyakat esaslı bir ruhun bürokrasiye hâkim olması gerekir.  Sektörde etkisi olan ve olabilecek tüm etmenler müspet manada harekete geçmelidir. Tedarikçi firmaların da uzun vadeli ve uzun soluklu çalışmalara dayanıklı bir yapıda olmaları gerekir. Para kazanma hedefinin yanında mutlaka sanatsal haz duygularını da idealleştirmiş firma sahipleri, ne pahasına olursa olsun, üretme gayesinden vazgeçmemelidir. İlkeli, etik değerlere bağlı, ticari esaslara dayanan, kaliteyi ve teknolojiyi önceleyen tüm çalışmaların sonucu müspet olacaktır. Kadim üretim kültürüne sahip ve teknolojiyi özümsemiş, Ar-Ge altyapısına sahip batı bloğu yaşlı ve yorgundur. Enerji kaynaklarına sahip ülkelerin odaklandığı hedeflerde enerji sektörüne üretimden de çok uzaktır. Genç ve dinamik nüfusa sahip, başarıya odaklanmış ülkemiz için bu büyük bir fırsattır. Bu fırsat mutlak iyi değerlendirilmelidir. Enerji transfer koridoru olan ülkemiz mutlaka enerji sektörünün ihtiyaç duyacağı her şeyin üretim ve geliştirme üssü olmalıdır. Tedarikçi firmalar içinde bu imkânları istismar edebileceklerin olmasına karşı da yasal tedbirlerin alınması gerekir. Enerji sektöründe yer alan herkesin gelecek nesiller için, ülkemiz için ve sektörümüz için bir şeyler yapması lazım. Basit bir örnekle bu gerekliliği anlatarak bitiriyorum. Türkiye olarak elektrik üretimimizin ekseriyetini doğalgazdan elde ediyoruz. Doğalgazdan elektrik üretme maliyeti, üretim esnasında kayıp, enerjinin taşınmasındaki kayıpların olduğu bir gerçek. Ülkemizin tamamına yakın bir kısmında doğalgaz şebekelerimiz mevcut. Fakat bugün birçok yeni yapılan modern binalarda doğalgaz sadece ısıtma amaçlı kullanılmaktadır. Mutfaklarda kullandığımız enerji sadece elektrik enerjisi olmaya başladı. Yapı firmalarını buna zorlayan sebeplerin mutlaka araştırılması ve mutfaklarda doğalgaz kullanmama tercihinin ülkemize maliyeti iyi hesaplanmalıdır. Boş elde ettiğimiz bir enerjimiz yok ki boşuna harcayalım. Sektörde herkes kendi işini yapmalı, bir diğer sektör ayağına yardımcı olmalı, bu iki hususun idraki bile işimizi çok kolaylaştıracaktır. Enerji sektörümüze yeni mecmual bir soluk ile buluşma noktamız olacak Gazete Enerji’ye de uzun yıllar yayınlanmayı ve üstün başarılar diliyorum. 




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
1138 Okunma
771 Okunma
750 Okunma
691 Okunma
588 Okunma
581 Okunma
580 Okunma
579 Okunma
577 Okunma
520 Okunma
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
GAZETEMİZ

HABER ARŞİVİ
YUKARI