Bugun...


Özcan DALMIŞ

facebook-paylas
Azerbaycan Ermenistan Savaşında Enerji Güvenliği ve Enerji Nakil Hatları
Tarih: 06-10-2020 11:14:00 Güncelleme: 05-10-2020 12:48:00


Öncelikle hayatımın beş yılını yaşama fırsatı bulduğum, Kardeş ülkemiz Can Azerbaycan’ımızın ve Azerbaycan Türkü’nün her daim yanındayız. Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne, ezeli ve ebedi Azerbaycan toprağı olan Dağlık Karabağ’a yönelik saldırısı için Ermenistan’ı şiddetle kınıyor, saldırıda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

 

Şüphesiz Kardeş ülkemiz Can Azerbaycan vatanını koruma ve savunma konusunda büyük güce sahip olmakla birlikte, Türkiye’de kardeş ülkesine, soydaşlarına desteğini her ne koşulda olursa olsun tüm imkânlarıyla destekleyeceğini göstermiştir. Böyle bir ortamda Ermenistan’ın kendisinden askeri ve ekonomik bakımdan çok daha güçlü Azerbaycan ile savaşa kalkışması akıl karı değildir. Ermenistan, uluslararası kamuoyu tarafından Azerbaycan’a ait kabul edilen topraklarının yüzde 20’sini  30 yıla yakın bir zamandır işgal altında tutmaktadır. Azerbaycan bu sorunun çözümünde çeşitli diplomasiler geliştirse de bir netice alınamamıştır. Son olarak da Minsk sürecinin de bir işe yaramadığı görüldü. Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırıları sonrası, Azerbaycan’ın başlattığı harekatta işgal altındaki öz topraklarına kavuşmaya başladı.

 

 

Ermenistan ordusu, iki ay evvel Azerbaycan'ın sınır kenti Tovuz bölgesini ele geçirmek için saldırıya geçmişti. Tovuz ili (rayonu) Azerbacan için çok stratejik ve kritik bir nokta olduğu söylenebilir. Çünkü Azerbaycan ve Türkiye’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği Bakü-Tiflis-Kars demir yolu, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru ve Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattının (TANAP) başlangıcı olan Güney Kafkasya doğalgaz boru hatları (Bakü-Tiflis-Erzurum)  geçiyor. Herkesin aklına şu soru geldi; Ermenistan enerji nakil hatlarını kontrol altına mı almak istiyor yoksa enerji nakil hatlarına mı saldırıp Azerbaycan’a zarar vermek mi istiyor?

 

Zengin petrol ve doğalgaz yataklarına sahip olan Azerbaycan, yardımlarla ayakta duran Ermenistan’la kıyaslanmayacak derecede büyük bir ekonomik ve askeri güce sahiptir.

 

Azerbaycan’ın petrol ve doğalgaz rezervleri incelendiğinde hatırı sayılır bir konumda yer almaktadır. BP 2020 Dünya Enerji İstatistik Görünümü Raporu’ndan yapılan derlemeye göre, dünya üzerinde toplam 1.733 trilyon varil kanıtlanmış petrol rezervi bulunuyor. Avrasya bölgesinde yer alan Azerbaycan’ın 7 milyar varille bölgede üçüncü sıradadır. Aynı raporda dünya üzerinde toplam 198,8 trilyon metreküp kanıtlanmış doğalgaz rezervi bulunuyor. Azerbaycan’ın 2 trilyon metreküpü aşkın doğalgaz rezervi bulunuyor.

 

Azerbaycan ürettiği petrol ve doğalgazı, boru hattı ve demir yolu gibi çeşitli yöntemlerle dünya pazarına ulaştırmaktadır.

 

Azerbaycan Ocak-Ağustos 2020'de 23,2 milyon ton (kondens dahil) petrol üretildi. Söz konusu dönemde, kondensat dâhil ihraç edilen petrol hacmi 19,2 milyon ton olarak gerçekleşti. 

 

2020'nin sekiz aylık döneminde doğalgaz üretimi 25,1 milyar metreküp olarak gerçekleşti. Ocak-Ağustos 2020 döneminde 8,7 milyar metreküp doğalgaz ihracatı yapıldı. Söz konusu dönemde ihracatın 7,2 milyar metreküpü (bu rakamda 2019 yılının aynı dönemine göre yüzde 25,3 daha fazla) Türkiye'ye, 1,5 milyar metreküpü ise Gürcistan'a ihraç edildi. Bu dönemde 2,8 milyar metreküp gazın TANAP aracılığıyla Türkiye'ye ihraç edildiği unutulmamalıdır. 

 

Azerbaycan petrol ve doğalgaz  ihraçlarını şu yöntemlerle yapmaktadır:

 

Petrol İhracatı;

Azerbaycan’ın petrol ihracatının yüzde 80’i 1768 kilometrelik Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattı üzerinden yapılmaktadır. Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattıyla, başta Azerbaycan’ın Azeri, Çırağ ve Güneşli (ACG) sahalarında ve Hazar bölgesinde üretilen petrolün Gürcistan ve Türkiye üzerinden Ceyhan terminaline iletimi gerçekleştirilmektedir.

 

BTC Petrol Boru Hattı Konsorsiyumunda; BP (İngiltere) yüzde 30,1, AzBTC (SOCAR – Azerbaycan) yüzde 25, Unocal (ABD) yüzde 8,9, Statoil (Norveç) yüzde 8,71, Eni (İtalya) yüzde 5, Total (Fransa) yüzde 5, Itochu (Japonya) yüzde 3,4, Inpex (Japonya) yüzde 2,5, ConooPhilips (ABD) yüzde 2,5 ve Amerada Hess (ABD) yüzde 2,36 ve TPBTC (Türkiye Petrolleri) de 6,53 hisseye sahiptir.

 

Öte yandan Azerbaycan, Rusya üzerinden Bakü-Novorossiysk boru hattı ve Gürcistan üzerinden ise Bakü-Supsa boru hattı ve Bakü-Kulevi/Batum demiryolu aracılığıyla Karadeniz’e ulaşan petrolü tankerler ile dünya piyasasına sunmaktadır.

 

Doğalgaz ihracatı;

Hacıgabul-Astara Doğalgaz Boru Hattı (İran), 1970 yılında hizmete giren doğalgaz boru hattı 2006£ya kadar İran'dan eski SSCB'ye gaz sağlamak için kullanıldı.  Azerbaycan aynı boru hattı üzerinden İran'a gaz ihraç etmeye başladı. İran ise Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne gaz sağlıyor.

 

Hacıgabul -Gazah-Saguramo Doğalgaz Boru Hattı (Gürcistan),1978'de inşa edilen doğalgaz boru hattı 1988'e faaliyete geçti. SSCB'nin dağılmasından sonra, boru hattı yıllarca kullanılmadan kaldı. Onarım ve restorasyonun ardından 2006 yılında tekrar faaliyete geçirildi. Yıllık 8 milyar 700 milyon metreküp kapasiteli boru hattı, Azerbaycan'dan Gürcistan'a yılda yaklaşık 1 milyon 300 bin metreküp gaz ihraç ediyor. Boru hattının işletmecileri Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR ve Gürcistan Gaz Taşımacılığı Şirketi tarafından yapılmaktadır.

 

Hacıgabul - Şirvanovka -Mozdok Doğalgaz Boru Hattı(Rusya) , 1983'ten itibaren Rusya'dan Azerbaycan'a gaz taşımak için kullanıldı. Ancak Azerbaycan’ın ürettiği doğalgaz hacmi ulusal tüketiminde çok fazla hatta dünyaya ihraç durumuna geldiği için 2007 yılından bu yana boru hattı yoğun bir şekilde kullanılmamaktadır.

 

2010-2014 yıllarında Azerbaycan'da üretilen belirli hacimlerde gazın Rusya'ya ihracatı ile ilgili anlaşmalara göre, boru hattıyla Rusya’ya gaz ihracatı için kullanılmıştır. Boru hattının işletimi Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR ve Rus Enerji Şirketi Gazprom tarafından yapılmaktadır.

 

Güney Kafkasya Doğalgaz Boru Hattı (Türkiye), Şah Deniz gaz kondensat sahasının 1999 yılında keşfedilmesinden sonra Şah Deniz konsorsiyumunun hissedarları, üretilen doğalgazı Bakü, Tiflis ve Erzurum (BTE) üzerinden Türkiye pazarına taşımak için yeni bir doğalgaz boru hattının inşasına karar verdiler.

 

BTE güzergahı boyunca doğalgaz boru hattının inşasını düzenlemek ve yönetmek için Şah Deniz konsorsiyumu 2003 yılında Güney Kafkasya Boru Hattı (SCP) projesini oluşturdu ve aynı isimde bir şirket kuruldu.

 

Güney Kafkasya Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) petrol boru hattına paralel olarak döşendi. 2006 yılında başlayan Şah Deniz projesinin ilk fazında ilk ihraç edilen gaz 2007 Mart ayında faaliyete geçti. Boru hattının işletimi Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR, İngiliz Enerji Şirketi British Petroleum (BP) ve Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) tarafından yapılmaktadır.

 

Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) (Türkiye-Avrupa), projenin amacı, Azerbaycan’ın Hazar Denizi’ndeki Şah Deniz 2 Gaz Sahası ve Hazar Denizi’nin güneyindeki diğer sahalarda üretilen doğalgazın öncelikle Türkiye’ye, ardından Avrupa’ya taşınmasıdır. TANAP, Güney Kafkasya Boru Hattı (SCP) ve Trans-Adriyatik Boru Hattı (TAP) ile birleşerek Güney Doğal Gaz Koridorunu oluşturmaktadır.

 

Azerbaycan’ın Şah Deniz sahasından üretilen doğalgaz Türkiye’ye  taşınıyor. Doğalgaz, Türkiye piyasasına Güney Kafkasya Boru Hattı (Bakü-Tiflis-Erzurum) ve TANAP üzerinden ulaştırılmaktadır. İlk gaz 2007 yılında Bakü-Tiflis-Erzurum boru hattıyla Türkiye pazarına girdi. TANAP üzerinden Türkiye’ye doğalgaz tedariği 30 Haziran 2018’de  başladı. TANAP üzerinden 30 Haziran 2018’den 1 Eylül 2020’ye kadar  yaklaşık 6.7 milyar metreküp doğalgazın TANAP üzerinden Türkiye’ye  taşındı.

 

Enerji nakil hatlarına yapılacak bir saldırının uluslararası boyutta bir çok yansımaları olacaktır. Olası senaryolar üzerinden bakıldığında daha net olarak ortaya çıkacaktır.

 

Küresel petrol arzının yüzde 1ni oluşturan Azerbaycan, petrolünün yüzde 80’nini BTC Petrol boru hattıyla gerçekleştirmektedir. Olası bir Ermenistan sabotajında yaşanabilecek bir kesintiden kaynaklanan durumu küresel arz fazlalığından dolayı telefi edilse de, konsorsiyumda yer alan ilgili şirketleri, doğal olarak ilgili devletlerin bir aksiyon almasına neden olacaktır.  Çünkü enerji ticaretinin devam etmesi arz-talep arasındaki dengenin sağlanması, ekonomik ve stratejik kayıpların bertarafı  bunu gerektirir.

 

Avrupa’yı enerji (doğalgaz) için Rusya’ya bağımlı yapabilir. Böylesi bir olasılık ABD tarafından kesinlikle kabul edilebilir bir durum değildir. Çünkü ABD, Rusya'nın doğalgazını Baltık Denizi'nden Almanya'ya kadar taşımasını amaçlayan Kuzey Akım 2 doğalgaz boru hattı projesinin gerçekleştirilmemesi konusunda yoğun mesai harcamaktadır. ABD, Rusya'nın Avrupa enerji piyasası üzerindeki kontrolünü artıracağı ve ABD'nin Avrupa'ya sıvılaştırılmış doğalgaz satışını olumsuz etkileyeceği kaygısıyla Kuzey Akım 2 projesine karşı çıkıyor.

 

Enerji arz güvenliğinin sağlanması için enerji arz kaynaklarının çeşitlendirilmesi için alternatif yolların geliştirilmesi var olan hatların korunması gerekmektedir. Olası bir saldırı anında arz talep arasında bağlantının kopmasına ve iki taraf da büyük zararlar görmesine neden olur.

 

Azerbaycan’ın petrol ve doğalgaz kaynaklarının çıkartılmasında, işlenmesinde ve taşınmasında ulusal ve uluslararası şirketler ile çok uluslu konsorsiyumlar tarafından yürütülmektedir.  Bu şirketlerin menşeine bakıldığında Rusya, ABD, İngiltere, İtalya, Fransa gibi ülkeler yer almaktadır. Ermenistan’ın olası enerji hammaddesi nakil hatlarına saldırısında söz konusu şirketlerin ülkelerini karşısına alması demektir. Ermenistan enerji nakil hatlarına sabotajı düşünürken, sadece Azerbaycan ve Türkiye’ye zarar vermeyi düşünmemelidir, ilgili ülkeleri de hesaba katmalıdır.

 

Enerjide yüzde 90’dan fazla Rusya’ya bağlı Ermenistan’ın söz konusu hatlara saldırısında zarar görecekler arasında, Azerbaycan’ın şah deniz sahasında üretilen enerji kaynaklarında Rus enerji şirketi Lukoil’inde hissesi bulunmaktadır. Olası bir durumda Rusya’nın da tepkisine maruz kalacağı anlamına gelebilir. Büyük bir ekonomik kriz içerisinde olan ve yardımlarla ayakta durabilen Ermenistan’ın bu savaşı tek başına ekonomik imkânlarıyla sürdürmesi olanaksız. Bu nedenle bile Rusya’nın çıkarlarına ters düşen davranışlar içerisinde bulunması bile düşünülemez.

 

Sonuç olarak; söz konusu durumda uluslararası kamuoyunda yalnız olan Ermenistan, daha da yalnız kalacağı bir girişimde bulunamayacaktır. Komşu ülkelere baktığımızda Rusya tarafsız bir tavır içerisinde bulunmaktadır. Gürcistan enerji ihtiyacını Azerbaycan’dan karşılamaktadır ayrıca Azerbaycan’ın Türkiye ile gerçekleştiği projeler ülkesinden geçmektedir. İran ise ülkedeki Türk nüfusun da etkisiyle Azerbaycan’a destek verdiği gözleniyor. Çünkü İran'da 35 Milyondan çok Azerbaycan Türk'ü yaşamaktadır. Türkiye ise tüm imkanlarıyla Azerbaycan’ın yanındadır. Tüm bunlar gösteriyor ki Azerbaycan için zafer yakındır.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
455 Okunma
391 Okunma
391 Okunma
364 Okunma
324 Okunma
323 Okunma
318 Okunma
310 Okunma
296 Okunma
294 Okunma
1552 Okunma
1181 Okunma
1070 Okunma
1066 Okunma
1038 Okunma
1014 Okunma
992 Okunma
935 Okunma
935 Okunma
912 Okunma
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
GAZETEMİZ

HABER ARŞİVİ
YUKARI